SEO ajansı seçmek zordur, çünkü sattıkları şeyi imza attığınız anda göremezsiniz. Web sitesi yaptıranın elinde bir tasarım vardır, reklam verenin elinde tıklama raporu vardır. SEO'da ise ilk üç ay çoğu zaman görünür bir sonuç yoktur ve bu belirsizlik, iyi ajansla kötü ajansı ayırt etmeyi zorlaştırır.
Aşağıdaki sekiz soru, teklif görüşmesinde sorduğunuzda karşınızdakinin ne yaptığını bilip bilmediğini hızlıca ortaya çıkarır. Her sorunun yanına iyi ve kötü cevabın nasıl göründüğünü yazdık.
1. İlk üç ayda tam olarak ne yapacaksınız?
İyi cevap: ay ay ayrılmış somut bir iş listesi. "İlk ay teknik denetim ve düzeltmeler, ikinci ay şu beş sayfanın yeniden yazılması, üçüncü ay içerik üretimi ve iç link düzeni" gibi.
Kötü cevap: "Sitenizi optimize edeceğiz, içerik üreteceğiz, backlink çalışması yapacağız." Bu cümle her ajansın söyleyebileceği ve hiçbir şey taahhüt etmeyen bir cümledir.
2. Başarıyı hangi metrikle ölçeceğiz?
İyi cevap: önceden belirlenmiş kelime listesinde sıra değişimi, organik trafik ve organik kaynaklı form/arama sayısı. Yani sonuçta işe dönen bir rakam.
Kötü cevap: "Trafiğiniz artacak." Hangi trafik? Marka aramalarından gelen trafik zaten sizindir, onu artırmak bir başarı sayılmaz. Ayrıca gösterim sayısı ve "erişim" gibi metrikler tek başına anlamlı değildir.
Sıra takibinin nasıl işlediğini ve ne kadar sürede sonuç beklemek gerektiğini SEO çalışması ne kadar sürer yazımızda anlattık.
3. Raporu kim hazırlıyor, ne sıklıkla geliyor?
İyi cevap: aylık, sabit formatta, ne yapıldığını ve ne değiştiğini yan yana gösteren bir rapor. Ayrıca istediğiniz an bakabileceğiniz canlı bir panel.
Kötü cevap: araçtan çıktığı gibi gönderilen, yorumsuz otuz sayfalık PDF. Böyle bir rapor okunmaz ve genelde iş yapılmadığını gizlemek için kullanılır. Raporda "bu ay ne yaptık" bölümü yoksa o rapor işe yaramaz.
4. İçeriği kim yazıyor?
İyi cevap: sektörünüzü öğrenen, size soru soran bir ekip. İyi ajans sizden bilgi ister; ürününüzü, müşteri profilinizi, sık gelen soruları sorar.
Kötü cevap: "Yapay zekâ ile üretiyoruz, ayda 20 yazı veriyoruz." Sayı vaadi bir uyarı işaretidir. 20 sığ yazı, 4 doyurucu yazının yerini tutmaz; üstelik Google'ın ölçekli içerik politikası açısından risk taşır. Yapay zekâ kullanılması sorun değil, insan denetimi olmadan kullanılması sorundur.
5. Backlinkleri nereden alıyorsunuz?
Cevabı en çok ele veren soru budur.
İyi cevap: gerçek yayın organları, sektörel siteler, gerçek editoryal içerik. Link sayısı değil, farklı alan adı sayısı üzerinden konuşurlar. Ayrıca "hemen sonuç vermez, birkaç ay sürer" derler.
Kötü cevap: "Ayda 500 backlink." Bu, otomatik dizin ve bot ağlarından gelen çöp linklerdir; hiçbir değer katmaz. Bir başka uyarı işareti, verecekleri site listesinin hepsinin aynı şablona sahip olması ve aynı sunucuda durmasıdır. Bu durumda "20 farklı site" pratikte tek kaynak sayılır.
6. Sözleşme biterse ne oluyor?
İyi cevap: hesaplar sizin adınıza açılır. Google Search Console, Analytics, alan adı ve hosting erişimleri size aittir; ajans yalnızca yetkilendirilmiştir. Ayrılırken üretilen içerik de sizde kalır.
Kötü cevap: hesaplar ajansın adına açılmış olması. Ayrıldığınızda verinizi ve bazen sitenizin bir kısmını kaybetmeniz anlamına gelir. Sözleşmeye yazdırın, tartışmaya açık bırakmayın.
7. Sektörümde çalıştığınız firma var mı?
İyi cevap: isim verirler ya da isim veremiyorlarsa gizlilik sebebiyle veremediklerini söyleyip somut bir vaka anlatırlar: başlangıç durumu, yapılan iş, kaç ayda ne değişti.
Kötü cevap: ekran görüntüsü olarak paylaşılan, hangi siteye ait olduğu belli olmayan grafikler. Sektörünüzde hiç çalışmamış olmaları tek başına kötü değildir; öğrenmeye açık olmaları yeterlidir. Kötü olan, hiç vaka anlatamamalarıdır.
8. Sıralama garantisi veriyor musunuz?
İyi cevap: "Hayır." Google'ın algoritmasını kimse kontrol etmiyor, dolayısıyla garanti verilemez. Verilebilecek tek taahhüt yapılacak işin kendisidir.
Kötü cevap: "Üç ayda birinci sayfa garantisi." Böyle bir vaat iki şekilde tutulur: ya kimsenin aramadığı kelimelerde birinci sayfaya çıkılır ("ankara mavi kapı web tasarım firması"), ya da kısa vadeli riskli yöntemler kullanılır ve site birkaç ay sonra ceza alır. Her iki yol da size zarar verir.
Kırmızı bayraklar
- Sözleşme öncesi sitenize hiç bakmadan fiyat vermek
- Aşırı uzun taahhüt süresi ve erken çıkışta ağır ceza
- Google ile özel ilişkisi olduğunu ima etmek. Böyle bir şey yoktur.
- Ne yaptığını açıklamaktan kaçınmak, "ticari sır" demek
- Sadece rapor gönderip aylarca sitenize hiç dokunmamak
- Erişimleri sizinle paylaşmamak
Görüşmeye nasıl hazırlanmalı
Teklif görüşmesine üç şeyle gidin, konuşma bambaşka bir yere gider:
- Hedef listesi: hangi kelimelerde görünmek istediğinizi yazın. Ajans bu listeyi tartışabiliyorsa (bazılarını çıkarıp yerine daha ulaşılabilir olanları öneriyorsa) işini biliyor demektir. Listeyi olduğu gibi kabul edip "hepsini yaparız" diyorsa dikkatli olun.
- Mevcut durum: Search Console'da kaç sayfanız dizinde, ayda kaç organik ziyaretçi geliyor? Bu rakamları bilmeden gelen müşteriye her şey söylenebilir.
- Beklenti süresi: 6 ay bekleyebilecek misiniz? Bekleyemeyecekseniz SEO yanlış araçtır, reklama bakmanız daha doğru olur.
Bazen ajansa gerek yoktur
Dürüst olalım: her işletmenin SEO ajansına ihtiyacı yok. Siteniz yeni kurulduysa ve henüz hiç içerik yoksa, önce içerik üretmeniz gerekir; bunu ajansa yaptırmak da mümkündür ama önceliği doğru koymak şarttır. Aynı şekilde çok dar bir bölgede hizmet veriyorsanız, Google İşletme Profili ve yerel arama düzenlemesi tek başına ilk 6 ay için yeterli olabilir. İyi bir ajans bunu size kendisi söyler.
Fiyatlar neden bu kadar farklı
Aynı iş için aldığınız teklifler arasında 2 ile 5 kat fark olabiliyor. Sebep genelde şu: düşük tekliflerde ayda 3-5 saatlik iş, yüksek tekliflerde 20-30 saat ve tam bir ekip vardır. Fiyatı değil, fiyatın karşılığında ayda kaç saat ve hangi işlerin yapılacağını sorun. Aralıklar ve neyin neye dahil olduğu için SEO fiyatları yazımıza bakabilirsiniz.
Benzer bir seçim sosyal medya tarafında da karşınıza çıkıyorsa sosyal medya ajansı seçerken 10 soru, reklam tarafında ise Google Ads ajansla mı yönetilmeli yazılarımız aynı mantıkla hazırlandı.
Özetle
İyi bir SEO ajansı size ne yapacağını anlatabilen, sonucu ölçülebilir bir rakama bağlayan, hesapları sizin adınıza açan ve garanti vermeyen ajanstır. Bu dört maddeyi karşılayan bir teklif, en ucuz teklif olmasa bile uzun vadede en az riskli olanıdır.
Kendi sitenizin mevcut durumunu görmek isterseniz teklif almadan önce hızlı bir kontrol yapmanız işinizi kolaylaştırır; nasıl yapılacağını SEO analizi nasıl yapılır yazımızda adım adım anlattık. Kapsamlı bir çalışma için SEO hizmetimizi inceleyebilirsiniz.

